Bilinçte Doz Aşımı

Son yıllarda Türkiye’de özel okulların artmasıyla birlikte, alıştığımız veli profili de değişmeye başladı. Öğretmenin yanında borçluymuş gibi ezik duran veli tipinin değişmesi sevindirici. Ancak bilinçte doz aşımı yaşayan bazı anne babalar farkında olmadan çocuklarına zarar veriyor.

Eti senin, kemiği benim zihniyetinden “Eti de benim, kemiği de. Sen sadece tart,” noktasına gelindi. Yani bazı veliler, öğretmenleri sadece çocuğun ölçme değerlendirme işlemlerini yapan bir memur olarak görmeye başladı.

Evet, bilinçli tüketici olmak hizmet sektöründe kaliteyi artırır. Mesela aldığınız hizmetten memnun değilseniz ve işin peşine düşüp hakkınızı arıyorsanız, sizden sonraki müşteriler için iyilik yapıyorsunuz demektir.

Ancak okuldaki durum biraz farklı… Bilinçli tüketici olacağım derken, bilinçsiz bir şekilde çocuğu tüketme tehlikesi çok büyük.

Yaşadığı her problemin ertesinde okulda anne babasını gören bir çocuğun sağlıklı gelişmesi mümkün değildir. Böyle yetişen çocuklar ileride her sendelediğinde koluna girecek birisini bekler.

Eğer çocuğunuzun yanında öğretmenin ve okulun aleyhinde konuşuyor ve “Ben yarın okula gelip onlara gününü gösteririm,” türünden naralar atıyorsanız, gelişmekte olan veliler grubundasınız demektir ve acilen bir kalkınma planı oluşturmanız gerekir.

Veya çocuğunuz derse geç kaldığı için öğretmeninden azar yiyor ve siz ertesi gün öğretmenle bu konu hakkında tartışmaya gidiyorsanız, emin olun çocuğunuz ileride işe geç kalacak demektir.

Hâlbuki anne babasından yüz bulamayan çocuk meselelerini kendisi çözmeye çalışır. Hayata atıldığında dirençli ve dirayetli olur. Fikirleri uğruna mücadele ederken bir yumurta atımı menzile sıkışıp kalmaz.

Velhasılı kelam, her çocuğun ilk öğretmeni anne babasıdır. Doğumla birlikte çalan ders zilini duymayan veliler kaybetmektedir. Çünkü okula yansıyan birçok davranış bozukluğu, altı bezli dönemden kalma hatıralardır.

Ve “çiş”li geçmiş zamanlarda yapılan hataların gelecek zamanlardaki telafisi, maalesef çok ağır olmaktadır.

Çocuğumuza elbette gözümüz gibi bakacak, el üstünde tutacağız. Hatta çoğu zaman sevgimizden dolayı çocuklarımızı şımartmamız da mümkün.

Ama bu konu, çocuk şımartmaktan daha mühim bir mesele olarak ele alınmalı…

Yaş ilerleyince şımarıklık belki geçer…

Ama asalaklık baki kalır.

Yazar: Mehmet Salih Uyan

Eğitimci, Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir